Fenerbahçe resmen sahnede – Son dakika Yazarlar haberleri

26 Temmuz 2022 | Salı

İlk resmi maçlar kolay değildir. Klişe bir yaklaşımla takımların hemen hemen hazır olmadığı gerçeğini özneye taşımayacağım.
Rakip ne aşama hazırsa, sen de o denli hazır olmak durumundasın. İdeal futbol için erken bulunduğunu aslına bakarsanız cümle evren biliyor.
Fakat görünen bazı gerçekler var. Mesela; Joshua King maç ritmi açısından ciddi anlamda noksan görünüyor.
Bir deplasman oyunu için İsmail ve Arao ikilisi kabul edilebilir olsa da, ikisinin birden rakip ceza sahasına yaklaşmaması ofansif üretkenliği noksan bırakıyor. Bu anlamda gözler, söz mevzusu pozisyonlardan birinde oyunun iki yönünü de oynayabilecek bir isim arıyor.JESUS için öndeki baskı mühim. Bu baskı aşılırsa, arkaya atılan uzun topların çekince oluşturmaması gerek.
Ya arada boşluk bırakmadan müdafa da ileri çıkacak, ya da iki hat içinde oluşan boşluktaki ribauntları ön liberonuz toplayacak. Bunun çözümü vakit içinde gelişecektir.
Yeni transferler hakkında karar vermek için de birazcık daha vakit lüzumlu.AMA King yerine Serdar Dursun ve orta sahadaki Zajc ya da Mert Hakan değişikliğiyle başlanacak D.Kiev rövanşında turun Fenerbahçe’ye daha yakın olacağını söylemek kehanette bulunmak olmaz.

G.SARAY’A SABIR GEREK

GALATASARAY Okan Buruk yönetiminde mühim bir kadro revizyonuna gidiyor. Bu kapsamda Sergio Oliveira, Haris Seferoviç, Leo Dubois, Abdülkerim Bardakçı ve Kazımcan Karataş transferleri yapılmış oldu.YUNUS, Okan ve Emre kiralıktan geri döndü. Gündemde Amiri ve Harit var. Florian Grillitsch mevzusu ise birazcık karışık. Elbet başka adlar de gelebilir.PEKI, gidenlere ne demeli?
Marcao, Diagne ve Mohamed ayrıldı. Morutan yolda. Cicaldau için de benzer bir son yaşanabilir.
Sözleşmesi biten Babel, Feghouli, Pulgar vb. adları saymıyorum bile. Velhasıl takımda ciddi bir değişiklik yaşanıyor.
Bunun anlamı şu: Galatasaray ve Okan Buruk’a vakit gerekiyor.
Topluluğun sabır göstermesi için de iyi oyun olmasa bile, iyi skor ve zirveden kopmamak koşul.GEÇEN sürem yaşanmış olan travma işi daha da zor hale getirdi.
İşte bu aşamada taraftara mevcut durum fazlaca iyi anlatılmalı. Burada iş ilkin yöneticilere düşünüyor.
Erden Timur ve Cenk Ergün şeklinde adların Hoca ile toplum içinde tampon olması gerek. Geçen sürem tekrardan yapılanma diyerek çıkılan yolda, Terim şeklinde bir ismin bile yirmi hafta dayanabildiği unutulmamalı. Ayrıca…DIAGNE’YE ödenen minimum 13 milyon euro ve iki Rumen’in 10 milyon euro’su çöpe mi gitmiş oldu kısaca?

REZERV LİG MUHASEBESİ

TÜRKIYE Futbol Federasyonu Biriki lig mevzusunda ısrarlı. Aslına bakarsak bu organizasyonun faydası olduğuna inanıyor ve geniş kadroyu hazır durumda tutmak ve kenardan adam kazanabilmek açısından yarar sağlayabileceğini de öngörüyorum fakat… İşin bir de fakat tarafı var. Yanlış anlaşılmasın “fakat” ifadesinden ilkin yazdıklarım genel inanışın aksine hükümsüz değil. Bir tek madalyonun bir de diğeri yüzü bulunduğunu vurgulamak isterim. Kadronuz 35 şahıs.21’I A takımda… Kaldı 14 şahıs.
Sakat vb. oyuncunuz olabileceğini de unutmayalım. Dolayısıyla U19 takviyeli bir kadro kaçınılmaz olacak. Malum U21 artık yok. A ekip oyuncusu kendisinin çocuk yaştakilerle oynamak zorunda bırakıldığını düşünmez mi?
Hadi geçtim onu.İKI maç ekibini oluşturacak, 21+16 Minimum 37 kişinin deplasmana giderken yaratacağı ulaşım, konaklama ve yiyecek harcamaları ne tutacak? Mesela bir Anadolu ekibi adam başı 10 bin TL’den maç başına 160 bin TL extra harcama yaptığında, 50 bin TL’lik deplasman yardımı bunu iyi mi telafi edebilecek?
Biriki Ligin pozitif yönde ve negatif tesirleri olacaktır.
Sanırım bu sürem gözlem yılı olacak.
Muhakemesini de sürem sonunda hep beraber yapacağız.

AVRUPA PUANI

AVRUPA diye yana yakıla savaşım edip de Avrupa sahnesine çıkmış olduğu vakit maç tehiri, bitkinlik, rotasyon, yıpranma ve sonunda eleniş üstüne kelam etmeyen teknik adam görmedim.
Ligde kiritik maçı var diye, Avrupa’da yedek kadro soyunduran hocalarımız oldu bizim. Anlayış böyleyken ve futbolumuz arasındaki sıklet farkı da açılmış olduğundan puan kayıpları tavan yapmış oldu. Netice:
On üçüncü basit yirmiye kadar düştük. Üç numaralı kupada bile, bir dolu ön eleme maçı oynar hale geldik.
İşte bu ahval içinde Avrupa serüvenine bir yengi, iki beraberlik ile başladık. Fenerbahçe’nin deplasman beraberliği ve Konya’nın net galibiyeti artı hanemize yazsa da;
Başakşehir’in bir değil, birkaç düzey altındaki rakibine İstanbul’da diş geçiremeyişi can bunaltıcı oldu. Başakşehir’in futbolumuza bir deplasman galibiyeti borcu var. Fakat kırk aşama sıcakta işleri kolay olmayacak.
Konya ekibi ise her şeyiyle rakibinden üstün ve ne yaptığını bilen bir ekip görünümündeydi. Turu cebine koydu gitti. Gelelim hesap, kitap kısmına… Bir kere, hangi kupa olursa olsun yengi 1, beraberlik 0,50 puan ediyor. Şu demek oluyor ki Şampiyonlar ligi, Konuşma Ligi’nden daha çok puan getirmiyor. Bu anlamda daha kolay olan Konuşma Ligi’nden olabildiğince fazlaca puan toplamak gerek. Biz üç maçta 2 puan topladık.
Bu puan ekip sayısına bölününce 0,40 puan hesabımıza eklenecek.SENEYE dört takıma düşmemiz ve üç takımımızın Konuşma Ligi’nde oynaması bir anlamda avantaja dönüşebilir.
Hem puan toplar, hem de daha azca takımla katıldığımız için gelen puanları beşe değil, dörde bölerek heybeyi doldurabiliriz. Özetle; önümüzdeki iki, üç seneyi sıralamada yükselmek için zekice kullanmalıyız.
Avrupa mücadelesini lütfen bu gözle takip edelim.

Yasal Uyarı: Gösterilen köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse yada habere etken bağlantı verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

Spor Haberleri